6 Şubat 2015 Cuma

“Barikat” Niye Çıkıyor ?



Ne diyordu Nâzım Hikmet:


“Annelerin ninnilerinden
Spikerin okuduğu habere kadar,
Yürekte, kitapta ve sokakta
yenebilmek yalanı,
Anlamak sevgilim, o, müthiş bir bahtiyarlık,
Anlamak gideni ve gelmekte olanı.”


* * *


“Her şey akıyor” Heraklit’in de dediği gibi; ve değişiyor herşey. Ve bu “değişim”den gerek Yunanistan, gerekse azınlık nasibini alıyor, yavaş yavaş...

Azınlık insanı, artık, ağır adımlarla da olsa ilerliyor; araştırıyor, sorguluyor ve gerektiğinde ödülendiriyor/cezalandırıyor.

Tabii, doğal olarak, azınlık içerisinde kendine “önde gelen” sıfatını yakıştıran “karton aslan”ların da “oyunları” bozuluyor, “maskeleri” düşüyor...


Fakat; bu “değişim”in ağır adımlarla olmasının –bize göre– iki nedeni var: 1) “Değişim”i hızlandırmak yerine, “gerileten” bir azınlık basını ve 2) “değişim”den korkan ve kendi şahsî menfaatlerini muhafaza etmek için halkının menfaatlerini hiçe sayan azınlık siyasîleri.

Açalım:

Azınlık basını, azınlığın büyük kesimini yakından ilgilendiren, “canını yakan” sorunlara çözüm aramak, kafa yormak yerine, azınlık içerisindeki bir grup “egemen”in (siz “haram yiyici” okuyunuz!) reklâmını/ siyasetini yapmakla meşgul.

Bu yüzden gerek ülke genelinde, gerekse bölgemizde gerçekleşen hak arama mücadelerini görmezden geliyor, bu mücadeleleri “küçümsüyor”. (Bu “küçümseme”, aslen onlardan korktukları için. Direnenler, kanepelerinde oturup memleket kurtaranları “korkutmuştur” her zaman!)

Yine sırf bu yüzden, tıpkı sivil toplum kuruşlarımız ve siyasîlerimizin büyük çoğunluğu gibi, “Biz çok uysal bir azınlığız, vatanımızı çok seviyoruz; ama ‘kaka’ devlet baba bize haklarımızı vermiyor” sığlığından öteye geçemiyor, basınımız.

Barikat, bunu kırmak; azınlık basınına yepyeni bir soluk getirmek için çıkıyor...

Bu memlekette bağımsız, özgür, cesur gazetecilik de yapılabileceğini göstermek için çıkıyor...

Azınlık insanına “yol gösteren”, “akıl veren” gazetecilik anlayışına karşı; azınlık insanın içinde olan, onunla deneyip öğrenen, onun sorunlarıyla ilgilenip çözümü için “kafa yoran” bir gazetecilik anlayışını yaratmak için çıkıyor.

“Sitem”e ve onun doğurduğu ırkçılığa, milliyetçiliğe, adaletsizliğe, cinsiyetçiliğe, nefrete, doğanın talanına karşı “barikat” oluşturmak için çıkıyor.

İnsan ve azınlık haklarını, özgürlükleri, demokrasiyi savunmak için çıkıyor.

Tüm bunları yaparken, “sistem”in “kutsal inek”lerine dokunacağımız ve “çevreye” rahatsızlık vereceğimiz için, “sistem” de refleks olarak bize saldıracaktır. Biz kendimizi buna hazırladık. O halde “kılıçlar çekilsin!”

“Kürkçü dükkânında” buluşmak üzere!


Halka Yalan Söyleyen Hesap Verecek


Barikat, halka yalan söyleyen siyasî, din adamı, sivil toplum kuruluşu yöneticisi, gazeteci ve her çeşit “sıfat sahibi”nden de hesap soracak!

“Egemen”ler gönül rahatlığıyla titreyebilirler: Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!



Teşekkür



Barikat’ı, sermayenin doğurup dayattığı tüm kötülüklere: ırkçılığa, milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe, doğanın talanına karşı “barikat” oluşturmak; “ezber bozmak” iddiasıyla
yayınlamaya başlayacağımızı duyurduğumuz andan itibaren, birçok dostumuz bunu heyecanla karşılayıp, destek olmak istediğini söyledi...

Bu bağlamda, Barikat’ı hazırlamamız için gerekli olan dizüstü bilgisayarı almamız için katkıda bulunan Emine Çolak‐Yılmaz Mustafa çiftine; logomuzu hazırlayan Marios
Avgustatos
’a ve teknik konularda da yardımını esirgemeyen yazarımız ve dostumuz Faik Hakkı Ali’ye ayrıca teşekkür ederiz.



(Barikat, s:1, 05.02.2014)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder