16 Nisan 2015 Perşembe

#Barikat19 - Başyazı: “Sol Parentez” Olmamak İçin, Kreditörlerin Tehditlerine İnat İTAATSİZLİK ZAMANI!



25 Ocak'ta Yunanistan halkının “onurlu, adil, demokratik Yunanistan”ı yeniden inşa etmek için başa getirdiği SyRizA merkezli hükûmet, Avrupalı kreditörlere karşı “ılımlı” yaklaştıkça halkın taleplerinden uzaklaştı, doğal olarak.


Memorandumu –adını değiştirerek– bir süreliğine sürdürme girişimleri, Selânik Programı'nın kısmen “ertelenmesine” sebep oldu.

İnsanî krizin önlenmesi için olmazsa olmaz olan asgari ücretin 751 Euro'ya dönmesi, özelleştirmelerin durdurulması, kamuda köklü değişiklikler, büyük sermayenin vergilendirilmesi ve yeni iş sahalarının açılması gibi –Selânik Programı'nda da yer alan– vaatlerin “askıya alınması”, halk arasında umudun “sönmesine” neden olmaya başladı.

Özellikle kreditörlerin insanî krizin önlenmesine karşı atılacak olan en “masum” adımlara bile şiddetle karşı çıkması, hükûmeti zor durumda bırakıyor.

Ancak, hükûmetin elinde çok büyük bir koz var: Halkın desteği!

Yunanistan halkının ezici çoğunluğu, hükûmetin girişimlerini destekliyor olup, atılacak herhangi bir “radikal” adımda yanında yer alacağının sinyallerini açık şekilde veriyor.

O halde yapılması gereken şey basit: Kreditörlerin direktiflerine itaatsizlik edip, Selânik Programı'nı kayıtsız şartsız uygulamaya sokmak.

Kreditörlerle olası bir “köprülerin atılması” durumunda ise, B Planı'na geçilip, borcu silip Euro bölgesinden çıkmak (ki bu Euro bölgesi ve bilhassa Almanya için felâket olacaktır) ve “ülkeyi yeniden kurmak” hiç olmadığı kadar gerçekçi ve mantıklıdır.

Kreditörlerin boyunduruğu altında “acı reçete” adı altında sunulan reçeteler, netice vermemiş; durum daha da kötüye gitmiştir.

Şimdi, itaatsizlik zamanı.

Korkacak bir şey yok. Aksine, egemenler korksun!

Zafer Yunanistan ve Avrupa halklarının olacaktır!



Barikat, s. 19, 19-03-2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder