16 Nisan 2015 Perşembe

Camilerden de kovuyorlar artık!



Dimetoka Müslümanları Spor, Kültür ve Eğitim Derneği'nin Başkanı Süleyman Macur, Gündem gazetesine verdiği demeçte şunları söylüyor:


“Eşimi çok yakın bir zaman önce çok genç yaşta kaybettim. Vefat eden eşim için 1 Mart Pazar günü Dimetoka camisinde mevlid-i şerif okuttum. Mevlit başlamadan önce camiye gelen vakıf heyeti başkanı Duba, cami içinde bulunan cemaate seslenerek, camiyi terk etmelerini istedi. İnsanların camiden çıkmasını ve okullarda görevli din dersi öğreticilerinin (ierodidaskalos) camiye gelerek namaz kılacaklarını söyledi. Yani bizden mevlide başlamadan camiden çıkmamızı istedi. Daha sonra ben de kendisine karşılık vererek bunun yanlış olduğunu söyledim. Aramızda bir kargaşa yaşandı. Mevlide azınlık kurum başkanları da davetliydi. Bu olay onlar camiye gelmeden yaşandı.”


İdare-i Yunaniyye, azınlık içerisindeki uzantılarının da katkılarıyla, halk arasında “240 İmam Yasası” olarak bilinen yasayı –allem edip kallem ederek– uygulamaya giriştiğinden beri, bilmem farkında mısınız, camilerde dahi huzur kalmadı.

İnanç özgürlüğüne vurulabilecek en adîce darbelerden biri olan bu yasa, “düzenlenerek” uygulamaya sokulduğunda devletin artık camilere de girdiğini yazmıştık (o dönemler BatıK Trakya'da).

Fakat, olayın aldığı boyut, şayet Macur'un söyledikleri doğruysa, mide bulandırma noktasına gelmiş demektir.

Yetkililer ne istiyor?

Azınlık insanının tüm iyi niyetini ve “uysallığını” bir anda bir kenara atıp, sivil itaatsizlik uygulamasını; onların gönderdiği imamları camilerden kovup, kendi seçtiği imamın arkasında –gerekirse sokakta!– namaz kılmalarını mı?

İnanan insanlarla Tanrı'nın arasına girmeye ne devletin, ne de birkaç şaklabanın hakkı yoktur!

Azınlık insanı, dinî değerleri konusunda hassas olup, inanç özgürlüğüne kelepçe vurulması imkânını kimseye vermemiştir, vermeyecektir.

Yetkililerin, bu tarz olayların tekrar yaşanmaması ve bölgede huzurun bozulmaması için, bir an önce adım atmalarını bekliyoruz.

Ayrıca, bahsekonu derneğin lokalinin de bu olayın birkaç gün sonrasında saldırıya uğradığını, camlarının kırıldığı haberi var...

Provokatörlerin işbaşında olduğu kuşku götürmez. Fakat sol merkezli hükûmetin “gaza gelmemesi” gerekir ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekir. Burada milletvekillerimize de önemli görevler düşüyor.


Barikat, s.19, 19-03-2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder