16 Nisan 2015 Perşembe

Elektronik Posta: Batı Trakya'da Dernekçilik ve Mücadele



Son yıllarda bir sürü azınlık derneği faaliyete geçmiş olmasına rağmen, bu yeni türeyen derneklerin genel anlamda herhangi bir temel azınlık hakkı arama mücadelesi başlattığına veya yürüttüğüne şahit olamadık.


Tabii azınlık insanı da, bireysel olsun toplu halde olsun, mücadele etmek yerine kendisi için başkasının mücadele etmesini istiyormuş gibi izlenim bırakıyor...

Herhangi bir konuda başımıza birşey gelecek “çanları” çalmağa başladığında ise, “Bize hiç bir şey olmaz, yanımızda Avrupa var, Türkiye var” deyip sorumluluğu üzerimizden atıyoruz.

İnsanımızı vurdumduymaz bir kitleye dönüştürmek için devletimizin sinsi gücü ve azınlık kurumlarında sandalye sevdalısı din adamlarının ve politikacıların kurduğu sistem yıllarca elinden gelen her şeyi yaptı.

Böylece yöneten ve yönetimden nemalanan kesim, halk ne zaman başını kaldırsa, ilk önce dernek yöneticileri, azalar, atanmışlar ve seçilmişler öne geçip büyük ustalıkla halkın direnme ve mücadele arzusunu kırıyorlar...

Hani bir söz vardır "Balık baştan kokar" diye; bu bizim toplumda yüzde yüz geçerli olan bir söz.

Son seçimler sanki olumlu yöne doğru gidiyormuşuz havası estirse de, halk kendi kaderini kendi eline alıp söylem ve eyleme geçmezse, ülkemizde yol tutmuş bu değişim rüzgarına brakın yön vermeyi, hiç arzu etmediğimiz yönlere savrulup gideceğimiz kesin görünüyor.

Eğer ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmek istemiyorsak, azınlık toplumu olarak eşit vatandaşlık ilkesinin verdiği hakları ve olanakları fazlası ile kullanmasını öğrenmek zorundayız.

Bilhassa geçmişten içimize yerleşen cesaretsizliğimizi de yenmemiz şart çünkü “Cesaret yoksa esaret vardır” sözü sanki bizim için söylenmiş olacak.


Kâmil Sıcakemin
“Harmanlık'a Azınlık Okulu İstiyoruz”
Kampanyası Sözcüsü

Barikat, s. 19, 19-03-2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder