1 Nisan 2015 Çarşamba

Seçimler ve Bir Proje...



25 Ocak seçimlerini umutlu bir şekilde bekliyorduk ve en nihayetinde umut kazandı. Kazandık. Evet; halkımız kazandı, Türk azınlık kazandı, Yunan halkı kazandı.


Ve çok az kişi kaybetti: ülkeyi satanlar, yerine gelecek olan genç bir kardeşine büyük bir HİÇ bırakanlar kaybetti. Ya da tuvalet kâğıdı, sabun gibi “temel ihtiyaç”ları da yanında götürenler kaybetti. Hatta, giderken, kirli çamaşırlarını sakladıkları çekmeceleri de alanlar kaybetti. AB'nin acımasız politikalarına umarsızca boyun eğen ve kendi halkını adeta “çöpe atanlar” kaybetti.

Şimdi umutluyuz. Evet; umutluyuz ancak azıcık da kaygılıyız. Ama karamsar değiliz. Kaygımız, ANEL partisi liderine 1 bakanlık ve 5 üyesine bakan yardımcılığı verilmesi. Daha da açıkçası, iki aşırı sağcıya (Sguridis ve Kuik) bakan yardımcılığı verilmesi. Bekleyip göreceğiz... Şahsen bize zarar vereceklerine inanmıyorum. Zira, başbakan, ilk Bakanlar Kurulu'nda uyarılarını yaptı. Ses çıkmadığına göre, sorun yok demektir...

Bakanlık, demişken... “Neden bizim azınlık milletvekillerine bakanlık verilmedi?” yönünde bir sürü eleştiri-yorum-tartışmaya şahit oluyoruz. Bu, iyi yönde olduğumuzu, bakanlık konusunu bile tartışmaya başladığımızı gösterir. Unutulmamalıdır ki, bugüne kadar bunlar hiç konuşulmadı ve bugün bunları konuşup tartışabiliyoruz.

Ama fikrimce birkaç yıl daha bunları tartışmamız, bakanlık verilen kişilerin CV'lerine bakmamız, kendi kendimizi gülünç duruma düşürmememiz gerekiyor. “Toplumsal Kurtuluş Hükümeti” adı altında kurulmuş olan bir kabineye, ateşten gömlek giyip, bütün ülkenin sorunlarını sırtına alabilecek kişiler lâzım. Yani, kanımca, bakanlık için erken.

Yine de bunları tartışabiliyorsak, bize bu tartışma yolunu, umut yolunu açanları unutmamamız gerek. (Kimisi bizleri “partizanlık”la suçluyor... Hayır! Sadece SYRİZA'nın yaptıklarını doğru buluyor, alkışlıyoruz. Yanlış yapınca da eleştirecek, gerekirse sandıkta cezalandıracağız.) İşbu noktada SYRİZA'yı ve umut yolunun açılması için elini taşın altına koyan, onca fedakârlık yapan Ayhan Karayusuf'u unutmamak gerek.

*

Bundan böyle, kendi kendimize çelme takmak yerine, birbirimize, görüş ayrılıklarımız dahi olsa, destek olmamız gerekir. Bu birliği korumamız ve büyütmemiz lâzım. Bu doğrultuda, bizler, ciddi ve samimi projeler için kolları sıvadık, halkımızdan da ciddi anlamda destek istiyoruz.

Son günlerde, ciddi bir proje önerisi geldi, ki açıklamaktan onur duyarım:

Gençlerin çalışma grubu kurması, genç kardeşlerimiz için kalkınma ve gelişme projelerine hazırlanmaları için ortamlar kurulması ve bunun gerek internet ortamı, gerekse toplantı ortamında yapılmasını öneren büyüklerimiz oldu. Bunu destekliyor, üzerine yoğunlaşılması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca benim de naçizane bir hayalim var:

Bölgemizin en başta ekonomik olmak üzere, her türlü kalkınması için ciddi bir projem var. Bu proje sanayi bölgemizle ilgili...

“Bu projemin tüm hakları saklıdır” uyarısını da yaptıktan sonra, sloganını paylaşabilirim: “Gel fabrikanı bölgemizde kur, enerjini biz karşılayalım, vergiden de muaf tutalım”.

Evet arkadaşlar, sanayi bölgemiz çok vahim durumda. Ben bölgemizi ilgilendiren bu proje ile ilgili yıllardan beri araştırma içindeyim. Her ne kadar “Olmaz” diyenler çoğunlukta ise de, “Ama olsa iyi olur” diye de ekliyorlar.

Türkiye, Doğu Trakya bölgesine “küçük bir İstanbul” kurma plânları yapıyor; çok güçlü bir sanayi bölgesi kuracak ki, enerji santralleri dahil. Ve bizim onlarla rekabet ve işbirliği için önlemlerimizi almamız lâzım. Aksi halde ekonomik olarak daha da çökeriz.

Benim projemin içeriği şöyle olacak: İlk madde olarak Belediyelerin sorumluluğunda, vekillerimizin de desteği ile, Bölge Sekreterliği'nin de ayrı bir komisyonu ile ortak bir kasa kurulması gerekir. %10 ile bölünmüş 10 tane enerji karşılanması için bir komisyon kurulacak. Yani 10 x 10% = 100% (vergiler dahil). Komisyon kesinlikle gönüllülerden oluşacak. Proje örneği olarak: Bir sanayici fabrikasını bölgemize kuruyor ise, enerjisini bizim karşılamamız için, yani projemizden faydalanması için yapması gerekenler: 1, 2, 3, 4, 5. maddeler zorunludur...




1) Enerji masrafının %10'u: Hammaddeyi veya ilk maddeyi bölgemizden satın alacak. Bölgede yetişmiyor ise, ülkemizden satın alacak. (Dondurulmuş sebze fabrikası ise, patates, patlıcan, biber vb; bölgemizde faal olan komisyon tarafından onanmış olan başka fabrikadan alınan yan ürünler de hammadde sayılacak; örneğin dondurulmuş sebze fabrikasına ambalaj gibi).

2) Enerjinin + %10'u: Fabrikada çalışan işçilerin tamamı bölgemizden olacak (müdür dahil); fabrikatörler de bölgemizde ikamet edecek (Yurtdışından olsa bile ev almak veya kiralamak zorunda olacak).

3) Enerjinin + %10'u: Fabrika ilk kuruluşunda, yeni departman yapımında, bayilik yapımında (yurtdışı ise komisyondan farklı destekler alınabilir) ve çalışması esnasında, yurtdışından alınan hiçbir madde olmayacak. (İstisna durumlarda tartışılır, ham madde ise Madde 9'da belirtilir.)

4) Enerjinin + %10'u: Fabrikatörün devlete borcu olmayacak, sicili temiz olacak, muhasebe hesapları, bankahesapları komisyon tarafından kontrol edilebilir olacak.

5) Enerjinin + %10'u: Fabrika yönetimi en az 10 yıllık sözleşme yapmak zorunda olacak; yönetimindeki herkes komisyon tarafından bilgilendirildikten sonra, 10 yıl içinde fabrikayı kapatmayacağına dair net bir sözleşme. Artı, 10 yıl dolunca, fabrikaya yeni desteklerin yapılması için yeni hafifletilmiş şartlar...

6) Enerjinin + %10'u: Fabrika, ürünlerinin en az %50'sini yurtdışına satacak (ülkeler komisyon tarafından onanır).

7) Enerjinin + %10'u: Fabrika bölgemizin önemli ürünlerini (örneğin tütün, pamuk, buğday, üzüm) tam olarak çalışacak. “Tam olarak çalışmak”tan kastım, örneğin pamuk alıp, en az ip üretmek.

8) Enerjinin + %10'u: Fabrika çalışanlarının, sahibinin, müdürünün vs. harcamaları, komisyonca belirlenecek bir oranın üzerindeyse (örneğin 200.000 €) ve bu harcamalar bölgemizde yapılmış ise.

9) Enerjinin + %10'u: Fabrika için hammadde bölgemizde yoksa, kurulacak komisyondan evrak alıp, onun yönlendireceği yerden almak. Ve burada da genellike bölgemizden hammadde alıp, bölgemize borcu olmayanlar tercih edilecektir.

10) Enerjinin son + %10'u: Fabrikada çalışan tüm işçilerin 8 saat çalışması ve asgari ücrete ek olarak, asgari ücretin %10'unun da maaşlarına eklenmesi sağlanacak. Fabrikanın işçiye kesinlikle 1 aydan fazla borcu olmayacak.

*

Projemin ana hatları, üç aşağı beş yukarı yukarıdaki örnekteki gibidir. Çalışma sistemi ve kaynakları, orijinal projede yer almaktadır. Vergi muaflığı meselesi de orijinal projede yer almakta. “Alıntı” ve “esinlenme” durumlarında, tarafıma bilgilendirilmelidir. Noter hakları ile tüm hakları sakladığımı belirtir, gazetede yayınlandığı gün itibarıyla, herkesin bilgisine sunarım.



Barikat, s.18, 12-02-2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder