14 Mayıs 2015 Perşembe

Denize düşen misali...



Bu bir sitem yazısı. O yüzden kısa kesmek, az ve öz yazmak istiyorum.


Son zamanlarda, küçük yaşta çocuğu olan babalarla sohbet ederken ilginç bir “ayrıntı”ya rastladım: Babaların Türk/Yunan demeksizin ezici çoğunluğu doktorlardan/ilaçlardan şikâyetçi.

“Denize düşen yılana sarılır” misali de, ellerinden bir şey gelmiyor.

Çocuklara verilen ilaçlara baktım, bir baba olarak, dolayısıyla haddim olarak şöyle bir inceledim ve bazılarının sırf çocukların hastalanmaları için olduğunu düşündüğüm ilaçlar tespit ettim...

Çocuk vücudunun direncini kıran, vitaminlerini yok eden ilaçlar...

Kaldı ki, ülke genelinde birçok doktorun ilaç müvessillerinden rüşvet aldığının konuşulduğu, üstelik bazılarının deşifre edildiği günümüzde...

Ailelerin özellikle dikkatini çekmek istediğim bir husus var: Antibiotik.

Çocuklarımızı daha birkaç aylıkken doktorlara götürüyoruz, çeşitli aşılar yaptırıyoruz, olması gereken – ki yaptırmazsan okula bile kaydetmiyorlar; mecburi.

Peki bu aşılar nedir?

Bunlar, genelde, çocuk vücuduna (aşısına göre) çeşitli bakteriler enjekte ediyor, çocuk vücudu da bu bakterilere bağışıklık kazanıyor. Ancak; herhangi bir hastalık sonucu doktora gittiğinizde, aynı doktor size “tehlikeli” bir antibiotik verebiliyor – ki bu antibiotik, o aşıyla vücuda giren bakterileri bitirebiliyor.

Yani aşının hiçbir faydası olmadığı gibi, vücut direnç kaybediyor.

Aynı şekilde vitaminsiz şuruplar var, reçetelere yazılan; bunları da çocuklara vermenin yanlış olduğunu düşünüyorum.

En önemlisi ise, küçücük çocuklara verilen bazı ilaçlarda, kortizon tespit ettim. Bu ne? Kortizonun yan etkilerini okudum, şok oldum!

Sitemim bu kadar değil. Ancak tadında bırakalım...

Doktorların bu konuda daha duyarlı olmalarını, çocukları kendi çocuklarıymış gibi görmelerini ve öyle muamele etmelerini istiyoruz...

“Eğer insanları öldürmek için harcanılan paralar, insanları yaşatmak için harcanmış olsaydı, şimdi 250 yaşında olanlar vardı.”

Aileleri de kesinlike uyarıyorum; aldığınız ilaçların içlerindeki kâğıtçıkları mutlaka okuyun, yok ise aldığınız eczaneyi şikâyet edin.

Ve doğal çözümler araştırmaktan da vazgeçmeyin...



ismail_d2li@hotmail.com

Barikat, s. 20, 9-4-15

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder