28 Eylül 2016 Çarşamba

[Online] FETÖ’cü hezeyan


KARAÇALI - 3



Türkiye, kollektif bir FETÖ’cü hezeyan içine girmiş bulunuyor. Bir toplu psikoz. En başta cumhurbaşkanı RT Erdoğan. Hezeyanın asıl üreticisi o. Toplu psikozun orkestra şefi. Ona refakat edenler, hükümet, AKP, muhalefet, media ve halk. Bu yetmedi, dünyayı da bu hezeyana ortak etmek istiyorlar. Türkiye’de dikta koşullarındaki cadı avında dramatik durumlar yaşanıyor. Cadı avını ülke dışına taşımaya kalktığında gülünç durumlar ortaya çıkıyor.

Evrensel tehlike olarak FETÖ
Cumhurbaşkanı RT Erdoğan, Birleşmiş Milletler’deki konuşmasının önemli bir bölümünü FETÖ’ye ayırarak, dünya liderlerini FETÖ’nün yalnız Türkiye için değil, tüm dünya için evrensel bir tehlike (!!!) olduğuna ikna etmeye çalıştı. Onları geç kalmadan FETÖ’ye karşı önlem almaya davet etti. (Yoksa, tez davranmazsanız, sizi de aynı akibet bekliyor. F. Gülen darbe yapıp sizi de devirecek.) 170 ülkede örgütlü olan Fethullah Gülen’in tüm dünyayı boyunduruğu altına almak gibi bir hedefi olduğunu ilan etti (!!!). (Hitler’in hayalleri Avrupa’dan daha öteye gitmiyordu. Ondan çok daha tehlikleli olan F. Gülen, tüm dünyayı işgal etmeye hazırlanıyor.)

Erdoğan bu dipsiz hezeyanına BM’de dünya liderlerini de ortak edebileceğini mi sandı? Onlar bu sayıklamayı bir tebessümle karşılamanın ötesinde içlerinden “vah zavallı Türkiye vah” diye mırıldanmışlardır.

Ne depremi, atom bombası
Ankara’nın AKP’li belediye başkanı Melih Gökçek, FETÖ’nün elinde bir bölgede deprem meydana getirecek teknolojinin olduğunu iddia ederek, 15 Temmuz başarısızlığından sonra bu teknolojiyi kullanarak, ABD’nin de yardımıyla, Maramara’da büyük  depreme yol açacağını haber verip duruyor.

FETÖ ile ilgili olduktan sonra her çeşit saçmalık için hüsnü kabul görecek bir ortam oluşturulmuş durumda. Onun için İstanbul’da herkes depremi bekliyor. Ama FETÖ niye deprem silahını kullansın, üstelik Marmara Denizi’nde, anlayamadım. Atom bombası varken, hem de Sarayın üstünde patlatabileceği? Onun için FETÖ’nün elinde atom silahı var diye çığlık at, Saray’a atacakmış diye, daha çok sansasyon olur.

TH Yolları’nı bile
AKP hükümeti Fethullah Hocaefendinin kurduğu uluslararası Hizmet hareketini kötülemek için yalnızca hayalî ve gülünç iddialar ortaya atmıyor, bu konuda her adamını da seferber ediyor. Öyle ki, Türk Hava Yolları’nı bile Fethullah Gülen aleyhinde kullanacak seviyeye düşmüşler. THY başkanı İlker Avcı, FETÖ tehlikesi konusunda aydınlatmak için, her seferinde dünyanın çeşitli bölgelerinden gazetecileri ağırlama ve onlara ziyafet çekme gibi etkinlikler düzenlemeye başlamış. THY daha önce 200 yabancı gazeteciye ziyafet çekmiş ve onları dünyadaki FETÖ tehlikesi konusunda aydınlatmış. Son ağırlama ve ziyafet, 57 Avrupalı gazeteciyi kapsıyormuş. İlker Avcı onlara konuşurken, dünyadaki FETÖ tehlikesine dikkati çekmiş ve “yeni jenerasyon bir terörist dalgasıyla karşı karşıyayız” diye vurgu yapmış.

FETÖ’nün yetiştirdiği yeni jenerasyon teröristler, öyle mi? Gözlerini kapa ve aklına ne gelirse at. Ne kadar ucube, deli saçması ise o kadar makbul.

Türkiye’nin paylaşılması
Bir yandaş ve kiralık kalemin yazdığı gibi: “15 Temmuz FETÖ darbesinin amacı, Türkiye’nin topraklarını iki devlet arasında paylaştırmaktı, Ermenistan ve Kürdistan arasında.”

15 Temmuz başarılı olsaydı ne olacaktı bilmiyorum. Ama gördüğüm, Erdoğan’ın yönetiminde yurtiçinde ve yurtdışında savaşan Türkiye’de ülkenin parçalanması ve paylaşılması tehlikesinin gittikçe büyüdüğü. Hem de bu, vatanın bütünlüğü için diye en yüksek sesten nara atarken ve başkalarını hain ve bölücü diye suçlarken oluyor.

“Diktatör bozuntusu”
Amerika’da TURKEN Vakfının düzenlediği yemekte konuşan Türkiye cumhurbaşkanı RT Erdoğan, Fethullah Gülen Hocaefendinin Türkiye’ye terörist olarak iadesinin hemen gerçekleşmediğini eleştirdi: “Ben senden terörist istiyorum. Sen hâlâ direniyorsun. Neymiş? Mahkeme. Ne mahkemesi ya. Teröristin mahkemesi mi olurmuş?” (23.9.2016 tarihli gazeteler)


“Ne mahkemesi ya. Teröristin mahkemesi mi olurmuş?” Tam bir Ortadoğu diktatörüne özgü deyiş. Ordan öte ekleyebiliriz: “Ne anayasası ya. Biz seçimle işbaşına geldik. Anayasa da neymiş!” “Ne demokrasisi ya. Demokrasi onlarınkisi. Bizimkisi ileri demokrasi.” “Ne kuralı ya. Böyle kural mı olurmuş. Kural benim.”...


İbram Onsunoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder