22 Eylül 2016 Perşembe

[Online] ABDÜLHAMİD Mİ? RESNELİ NİYAZİ Mİ? NE OLACAK BİZİM GHEORGE HAGI?



Bilirsiniz, bazı şirketlerin reklam yüzleri vardır. Modern piyasaya kurulmuş aile şirketlerinin “magazinsel yüzleri”nin kasıtlı olarak şirketler tarafından sunulduğu bilinmektedir. Bu kişiler ülkenin televizyonlarında boy gösteren, adı sıkça duyulan kişilerdir ama aile şirketinde ticari anlamda bir aktifliği söz konusu değildir. Yıldırım Demirören, Ali Ağaoğlu gibi… Ticari olarak doğru bir hareket… Üç noktayı koydum; devam ediyorum efenim.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın wikipedia araştırmasına bakıldığında aynen şu metin “Görüşleri” alt başlığı altında yazılıdır;

TBMM Başkanı olarak mecliste yaptığı basın toplantısında yeni anayasa taslağı konuşulurken Kahraman, "Yeni anayasada Laiklik maddesi olmamalı, dindar bir anayasa olmalı" diyerek pek çok kesimden tepki almıştır.

28 Ağustos 2016 tarihinde yaptığı bir konuşmada İsmail Kahraman, Arjantinli Marksist Devrimci Lider Che Guevara'yı katil kişilik, gerilla ve eşkiya olarak tanımlamış, Türk gençlerinin tişörtlerinde olmaması gerektiğini savunmuştur. Küba Büyükelçiliği Guevara’nın kişiliğine yönelik söylenen sözler için endişe ve üzüntü duyduklarını belirtmiştir. Ayrıca Küba'nın Ankara Büyükelçisi Alberto Gonzales Casals, Küba'nın en büyük düşmanlarının bile böyle bir ifade kullanmadığını belirtti.


Bu yazıyı burada paylaşmamın nedeni bir kişinin “Görüşleri” olarak bu tür bir yazının paylaşılması ve bu yazının sonuna yine eklenecek muhteşem bir olay daha…

İsmail Kahraman’ın Meclis’teki odasından Atatürk resmini kaldırıp yerine İkinci Abdülhamid’in portresini asması ve buna gerekçe olarak “parlamenter sisteme geçiş aşamasında Abdülhamid’i ‘başlatıcı’ olarak” göstermesi… Yani bir devrim öncüsü belki de reklam yüzü olarak lanse edilmek istendiğinin tarifidir bu… Belki tabii…

İlerde tüm Atatürk resimleri indiğinde; bundan bilmem kaç sene sonra tüm heykeller yıkıldığında Yaldızlı Puntolarla Kocaman Yazılacak ismi… Bunu uman, isteyen bir topluluk da var tabii… Mesela benim sosyal medya hesabımdaki çalışma odama astığım Gheorghe Hagi resmi kim tarafından ciddiye alınır, topluluklar bunu ne kadar umursar... Soru işareti koymadım; çakozlayınız efenim!

Tabii bu hareketimde “meclis başkanı” olmamamın etkisi büyük olabilir. Ama diğer meclis başkanlarının söylemleri, başbakanlarının, cumhurbaşkanlarının, kurucu liderin sözleri ne kadar akılda kaldı… Evet İsmail Kahraman: 1 Çokçalar: 0…

Nihat Genç yıllar önce bir televizyon programında; AKP iktidarının hangi şartlarla olursa olsun yenilemeyeceğini, çünkü elinde satın alınamayacak güç olan; paranın olduğundan söz etmişti. Buna katılan çoğunluk muhalifliğini bile ‘ayarlı ayarlı yapmaya’ devam etmektedir. Her şey yap ama ayarında yap efenim… Kızdırma ve sıvazla, sıvazla, sı-vaz-la…

Bugün sürekli yazılarını okumaya çalıştığım BirGün Gazetesi’ni aldım. Ve bir yazı herkesin dikkatini çektiği gibi benim de dikkatimi çekti; RESNELİ NİYAZİ VARKEN KİM TAKAR SENİN ABDÜLHAMİD’İNİ?

Hayde getirin yaldızlı harfleri Mustafa K. Erdemol’un ismi ile Resneli Niyazi’yi de çakalım her sokak başına. Bir de bol bol resim çerçeveletmeli…

- Peki Gheorghe Hagi?

- Sen büyü de gel!

Bir okul müdürünün odasında asılı Atatürk resmini indirip Ömer Hayyam’ın resmini asması normal karşılanabilir mi? O müdür bir cezai yaptırımla karşı karşıya kalır mı? Mesela Bülent Ecevit’in resimlerin sınıflarına asan bir öğretmen… Bunu sorgulayacak bir birim devlet yönetiminde mevcut mudur? Yoksa TBMM başkanı bir resmi kurumunda her şeyi yapabilirken yine TBMM Başkanı gibi bir devlet çalışanı olan öğretmen yapamaz mı? Yasalar önünde herkes eşit değil mi? Bu davranışlar bir suç mu, suç değil mi?

Yazımın başına geçiyorum…

İsmail Kahraman Erbakan döneminde koskoca Türkiye’nin Kültür Bakanlığı görevini yaparken söylemleriyle gündeme gelmeyen biriyken, şimdi söylemleriyle gündeme gelmekte… Yalan değil söylemleri de söylem tabii… Siyaset Magazini için iyi malzemeler. Ama benim üzüldüğüm bir nokta Wikipedia gibi dünayanın takip ettiği bir internet sitesinde “söylemlerinin” görüşü olarak bildirilmesidir. Buradan ricam; “acilen wikipedia’ya bir ayar verilmesidir.” Bir kişinin görüşleri nasıl bu kadar dar kapsamlı olabilir ki!!!

Anlaşılacağı gibi bir topluluk bu söylemleri ciddiye almak istiyor, ciddiye alıyor… Bir topluluk da bu söylemlerin ciddiye alınacağının farkındalığıyla bu söylemleri diğer topluluğa sunuyor. Ve sonra bir başka topluluk olan “sözde muhalifler” de bu söylemlere karşı farklı söylemler oluşturarak görevini yapıyor.



Kolay gelsin…



Bize her yer Romanya bize herkes Hagi… 

(Bir duvar yazısı) 



Ömer Harmankal


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder