10 Eylül 2016 Cumartesi

[Online] Yunanistan ve Türkiye’de mizah



KARAÇALI

YUNANİSTAN
Yunanistan'da siyasî yaşam, genel ölçülere göre, büyük dalgalanmalar göstermeden devam ediyor. Türkiye’ye bakışla Yunanistan’da yaprak kımıldamıyor. Bu dönem gündemde başlıca iki üç konu var. Birincisi: Mediayı uzunca süredir meşgul eden televizyon kanallarının açık artırmayla satışı nihayet gerçekleşti ve tamamlandı. Yunanistan çapında yayım yapacak olan yalnızca 4 ulusal haber kanalının sahipleri belli oldu. Bildiğimiz ulusal kanallardan SKAİ ve ANTENA çalışmaya devam edecek. Diğerleri, yani MEGA, STAR, ALFA ve EPSİLON üç ay içinde yayımlarına son verecek.


İkincisi ve en can yakanı: Emekli maaşlarındaki uygulamaya konulan yeni kesintiler ve sonbaharda halkın ödemeye çağrıldığı bir dizi vergi. Bunlar yeni, ama beklenmedik değil, zira yola koyuldukları çoktandır biliniyordu. Sonra, önümüzde Selanik Fuarının açılşı var, Çipras ve Miçotakis ekonomi programlarını açıklamaya hazırlanıyorlar.

Gerçi ararsan taşlanacak bir sürü olay bulursun, ama öyle kandıra kandıra mizah yapabileceğin, kara mizah, doya doya dalga geçeceğin gelişmeler pek yok.

TÜRKİYE
Türkiye’deki gelişmeler ise iğneleme için, mizah için petrol kuyusu. Yalnız şimdi değil, öteden beri öyleydi. Ama bu dönemde bir başka, adeta mizah cenneti. Onun için Türkiye’de olmayı çok isterdim, yapacağım ilk şakadan sonra tutuklanma tehlikesi olmasaydı. Ondan sonra bir Ege adasına kaçmanın yolunu ara, bulabilirsen.

İsmail Kahraman, Che Guevara ve Atatürk
Che Guevara, efsane olmuş Latin Amerika devrimcisi ve gerilla lideri, Küba devriminin önde gelen isimlerinden ve Fidel Castro'nun silah arkadaşı, portresini dünyanın her yerinde gördüğümüz o bereli ve sakallı genç adam, yaşamı ve eylemleriyle dünya ilerici ve devrimci gençliğine örnek olmaya ve ilham vermeye devam eden ve ideolojik rakiplerinin bile derin saygı duyduğu sembol isim. 1967'de CIA'nın örgütlediği bir operasyonda Bolivya dağlarında öldürülmüştür.

TBMM başkanı İsmail Kahraman, geçenlerde, durup dururken Che Guevara'yı "eşkiya ve katil" olarak nitelendirdi. Ve başta Türkiye olmak üzere tüm dünyadan tepkiler aldı. Tepki gösterenlerden biri de Küba'nın Ankara büyükelçisi. Büyükelçi, hakaretin Küba devlet başkanını da içine aldığına işaret ettikten sonra, Guevara'nın Atatürk kitaplarını okuduğunu, bir Atatürksever olduğunu hatırlatıyor.

Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin temel ilkelerinden biri olan laikliğin yeni anayasada yer almamasını isteyen AKP'li İsmail Kahraman, büyükelçinin yaptığı hatırlatmadan pek duygulanacak bir insan görünmüyor. Tersine, dese dese, "o halde ona eşkiya demekle iyi etmişim" demiştir.

Başörtülü kadın polis
Türkiye'de kadın polislerin artık başörtü kullanması serbest. Başörtülü kadın polisler 30 Ağustos töreninde ilk kez boy gösterdi. Bu, ilk adım. İkinci adım ise kadınlara polislik mesleğini yasaklamak olacaktır. Çünkü kadın, ev hanımlığı, yatak arkadaşlığı ve çocuk yapmak için vardır. Polislik ve genel olarak ev dışında çalışmak ona mı kalmış? Sağlık bakanı ve hemşerimiz Müezzinoğlu öyle dememiş miydi? Suudî Arabistan'da kadın polis var mı? Türkiye'de niye olsun bu laiklik bozuntusu uygulama?

“Ben çok efeyim, şaka kaldırmam”
Kim Jong-un’un Kuzey Kore’si gittikçe RT Erdoğan’ın Türkiye’sine benziyor. Son olarak Kuzey Kore’de devlet başkanı Kim ile ilgili şaka yapmak yasaklamış. Hoş geldiniz, Türkiye’de bu yasak ötedenberi var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili sosyal mediada şaka yaptığı için en son tutuklanan kişilerden biri de Bursaspor’un ünlü amigosu. Erdoğan söz konusu oldu mu şakanın adı hakaret oluveriyor.

OHAL memleketi ne hale getirdi
OHAL, bir başka deyişle diktatörlük, üç aydan sonra daha da uzatılacakmış. İyisi mi hiç kaldırılmamalı, hep OHAL olmalı. Başkanlık sistemiymiş falan filan, çok dolambaçlı yollar. Ne başkanlık sistemi? Diktatörlük sistemi! Görmüyor musunuz, AKP ve Erdoğan kendini orada buluyor. İki aydır OHAL süresince gösterilen performansa bir bakınız. Türkiye’nin altından girip üstünden çıktılar. OHAL varken başkanlık sistemine ne hacet.

“Babamın sayesinde”
Erdoğan’ın kızı Sümeyre Erdoğan Bayraktar, “Bu ülkede yaşamanın bedeli artık daha ağır” demiş. “Babamın sayesinde” diye eklemeyi unutmuş.

Adalet işlemiyor ki
Bağımsız ve özgür yargı aleyhinde yürütülmekte olan pogromdan kaçan bir Türk hakim daha bir Ege adasına geçerek Yunanistan’a iltica etmiş. Türkiye’de adaletin işlediğine inansaydı hiç iltica eder miydi?

Suriyeli mülteciler gibi

Şarkıcı Sıla, Yeni Kapı’da yapılan Demokrasi ve Şehitler Mitingi için “bu şova katılmayı düşünmüyorum” diye yazmıştı. Sonra bir yerlerden düğmeye basıldı ve Sıla aleyhinde bir linç girişimi başlatıldı. Programlaştırılmış bütün konserleri birer birer iptal edildi ve güzel şarkıcı işsiz kaldı. O da soluğu Yunan adalarında aldı. Onun için siz siz olun ve ağzınızdan çıkan lafa çok dikkat edin. Kendinizi Yunan adalarında bulmak istemiyorsanız, Suriyeli mülteciler gibi.


İbram Onsunoğlu 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder