9 Eylül 2016 Cuma

[Online] Ülkenin “kayyum” ihtiyacı...


Yunanlı komedyen Harri Klin’in, solun kullandığı jargonla dalga geçtiği bir skeci var:

Parti tarafından, “devletin unuttuğu” bir köye, bir “militan” gönderiliyor ve bu “militan” köyde bulduğu tek kişi olan çobanı örgütlemek için işe koyuluyor...
Fakat kullandığı “uluslarası kapitalist metodoloji”, “kolhoz”, “sekterlik”, “işçı sınıfı hareketi” gibi terimlerden çoban hiçbir şey anlamıyor...
*
Bugün Türkiye’de FETÖ/PDY adı verilen oluşumun “şema”sına bakınca biz azınlık sosyalistlerinin örgütlenmede niye başarısız olduğumuzu daha iyi anladım.
Örneğin FETÖ davasından tutuklananlara ve arananlara bakıyorum:
“İstanbul İmamı...”
“Avrupa İmamı...”
“Asya İmamı...”
Bizimse bir müezzinimiz bile yok!
*
Ve anladım ki, biz sosyalistler, en başta Batı Trakya’da, “halkın anladığı dilden” konuşmuyoruz, o yüzden başarısız oluyoruz.
O halde hemen şöyle anlatayım:
Şu anda ülke genelinde LİSOTÖ (Liboşlaşmış “Sol” Terör Örgütü) diye bir örgüt var ve bu örgüt Paralel Program Yapılanması (Parallilo Programma) ile ülkeyi de, azınlığı da felâkete sürüklüyor.
Bunların elebaşı, Atina’daki “Başimam” Aleksis Çipras.
Örgütün Yunanistan genelinde toplam 153 “İmam”ı var...
Bu örgüt halkın emekli maaşlarını kesiyor, halkı vergiye boğuyor, gençleri gurbete gönderiyor, azınlığı dağıtıyor.
Dolayısıyla, bu terör örgütünü çökertmek için tüm örgüt mensuplarını evlerine göndermek; ve halk olarak bizi bu bataklıktan kurtaracak bir “kayyum”u başa getirmek şart.
Benim önerim, “kayyum” olarak Panayotis Lafazanis’in başa getirilmesi. Ha, şimdi onu beğenmeyip Dimitris Kuçumbas veya Zoi Konstandopulu’nun “kayyum” olarak başa geçmesini isterseniz, hiçbir itirazım olmaz.
Yeter ki bir an önce bu terör örgütünden kurtulalım...


Mustafa Çolak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder