10 Kasım 2016 Perşembe

[Online] KONSOLOSLUKTAKİ 10 KASIM TÖRENİ



KARAÇALI - 4



10 Kasım Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü münasebetiyle TC Gümülcine Başkonsolosluğunda düzenlenen geleneksel törene bu kez katılmadım. Şu nedenlerle:


1. Koca Kapı’nın BTT Azınlığı üzerinde bir süredir yeni bir terör uygulamasına başladığı için. 

Bu çerçevede bazı Batıtrakyalıların Türkiye’ye girişi yasaklanmış bulunuyor. En önemlisi, bu yasaklıların arasında oradaki üniversitelerde okuyan öğrenciler de var. Onların aklanması, eğer aklanırlarsa, yıllar süreceğine göre, bu öğrencilerin tahsili bu noktada son bulmuş demektir. Tek çıkış yolu olarak, tahsil için artık Türkiye’yi silmek ve Yunanistan’a yönelmek kalıyor.

Bazı din görevlisi ve orta eğitim öğretmenlerinin “sosyal yardımdan” men edildikleri bildiriliyor. “Sosyal yardımdan” mahrumiyet, istediğine verir istemediğine vermez anlayışıyla ilke olarak o kadar önemli değil. Terör, onunla sınırlı kalmıyor. O kişiler aynı zamanda görevden de uzaklaştırılıyor. Koca Kapı’nın Azınlıktan bir imamın veya öğretmenin görevine son vermeye hakkı var mıdır? Tabiî “kalbimizin sınırları” falan filan, ama biz Erdoğan’a oy vermedik ve onun Batı Trakya’da tiranlığını da tanımıyoruz. “Herkes haddini bilsin!”

İlk terör döneminde (1987-1997) davetiyesiz yapıldığı için karalistelilerin de katılabildiği 10 Kasım törenlerinde değişik yıllarda çeşitli soydaşlar herkesin gözü önünde kollarından tutulup kapı dışarı edilmişlerdir. Birkaç isim vereyim: Milletvekili Mehmet Müftüoğlu, yazar Aydın Ömeroğlu, eğitimci Yusuf İsmail. Öbür karalisteliler o zamanlar törene katılmadığımız için böyle bir muameleye maruz kalmaktan da kurtulmuş olduk. Şimdi yine kara liste uygulaması başlamışken, Koca Kapı’dakilerin sadizmini tatmin etmek isteyen karalisteli soydaş varsa, törene katılabilir. Ben teşekkür ederim, almayacağım. 

2. 10 Kasım törenlerinin Atatürk’ü anma yerine yerinden sökme sürecine dönüştürüldüğünden korktuğum için. Başlangıcını 2015’teki törende yaşadık. Bu yıl iki “müftü”nün ağzından yumuşak eleştirinin Kadir Mısıroğlu veya Hüsnü Yusuf söylemine yani küfüre dönüşme olasılığı var, tabiî gelecek direktife bağlı olarak. Böyle bir durumda konuşmalarını keseceğim ve hadise çıkartacağım için, nereye varacağı meçhul bir hadise... onun için iyisi mi hiç oraya uğramamak. Gidilirse 20 kişilik bir grupla gideriz, Atatürk’e küfredildiğinde de o töreni küfredenlerin başına geçiririz. Allah nasip etmesin.




10 Kasım 2016 sabah 11


İbram Onsunoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder