7 Aralık 2016 Çarşamba

[Online] GÜNDEMİ YORUMLARKEN



KARAÇALI - 6




Çipras'ın ziyareti ve azınlık milletvekilleri


Başbakan Çipras'ın Batı Trakya ziyareti Azınlık ağırlıklı geçti deniliyor. Abartılı. Doğrusu, bir başbakanın bölgeyi ziyaretinde Azınlığı ilk kez bu ölçüde anımsaması. Azınlık köy ve okulunda halkın ve öğrencilerin arasına karışması ve konuşma yapması. Diyebiliriz ki, son seçimlerde partisine Yunanistan çapında en büyük desteği veren ve bu sayede iki ilde 6 sandalyeden 5'ini (bunlardan 3'ü azınlık mensubuna ait) kazanmasını sağlayan Türk Azınlığına teşekkür mahiyetini taşıyordu bu hareketi. O kadar ve simgesel düzeyde.

Pratikte Çipras (SİRİZA-ANEL) hükümeti bugüne dek Azınlığın yaşamında ve müzmin sorunlarının aşılmasında hiçbir olumlu gelişmeye yol açmadı ve anlaşılan yol açmayacak. Şimdiki hükümette bundan önceki Samaras-Venizelos hükümeti dönemine bakışla lehte bir fark sezen varsa bize de söylesin. Ölçümüz azınlıkseverlik ise, daha önceki başbakan Georgios Papandreu, evet, o çok daha azınlıksever idi.

Gerekçeyi biliyoruz. Çipras, azınlık konusunda ANEL-Kamenos'un elinde rehin, bir şey yapacak olsa hükümetin sürdürebilirliği risk altına girecek. Canım, örneğin, biz müftülerin Atina yerine Ankara'dan tayinini istiyoruz mu dedik? Biri Atina'dan tayinli, öbürü Ankara'dan tayinli iki müftü yerine Azınlığın seçeceği bir müftü olsun dedik. Bu olursa Kamenos hükümetten güven oyunu mu geri çekecek?

Söz ister istemez Azınlıktan üç iktidar partisi milletvekiline geliyor. Onların da üç kişilik grup olarak Kamenos kadar neticeye gidici "şantaj" güçleri var. Onların oyu olmadan hükümet düşüyor. Tabiî kimse onlardan şantaj yapmalarını istemiyor. Ama herkes Trakya ve hele Azınlık konularında Kamenos'tan bir adım önde durmalarını istiyor. Fakat hayret, Sirizalı üç milletvekilimiz bir şey yapmıyor. Gözüm doldu, bir şey yapacakları da yok. Hayret, bir şey yapmadan nasıl patlamıyorlar.

Hakkını yemeyelim. Bir tanesi, Koca Kapı'nın cadı avı seferberliği içinde Fethullah Cemaati ile ilişkili olduğu iddiasıyla azınlık okulundan kovduğu bir öğretmenin resmen de azledilmesi için hükümet yetkililerine başvurmuş, yetkili bakanı cehaleti ve cüreti karşısında şaşkına çevirerek.

Önümüzdeki günlerde üç Sirizalı mebusumuzun ortak bir mücadele örneği olarak Meclise başbakan Çipras'ın yanıtlaması için Yunanistan'a iltica eden 8 Türk subayının niçin Türkiye'ye iade edilmediğini soran bir önerge sunduklarını duyarsanız hiç şaşmayın.


Bereket Azınlık var da


(Lozan, Ege, adalar, kalbimizin sınırları, Kıbrıs bayrağı falan filandan ve son Yunan-Türk gerilimi bu noktaya varmazdan önce) Bir kamuoyu araştırması. Sorulan sorulardan biri: “Aşağıdaki hangi ülke veya ülkelerle daha sıkı ilişkiler geliştirmesinin Yunanistan’ın çıkarına olacağına inanıyorsunuz?” Gösterilen 9 ülkenin aldığı oy oranına göre dizilişi şöyle:

Rusya %47,5, Çin %39,5, ABD %36,5, Almanya %20, Fransa %16, İngiltere %9, Birleşik Arap Emirlikleri %8, Hindistan %4, Türkiye %1,5. (“To Vima” gazetesi, 20.11.2016.)

BTT Azınlığı Yunanistan nüfusunun %1,5’ine yakın bir bölümünü oluşturduğuna göre, bu araştırmada Azınlık dışında Türkiye’ye oy kullanan çıkmamış demektir.

Gerçi şaşırtıcı değil, ama hüzün verici ve düşündürücü değil mi?

Tarihten pek bir yakınlık geçmişi olmamasına karşın Yunanlının iki "sosyal faşist" ülke Rusya ile Çin'e bel bağlaması da bir başka hüzün verici ve düşündürücü nokta.


"Erdoğan Yunanistan gündemine oturdu"


Bütün komşu ülkeler (ayrıca Amerika'sından AB'sine kadar diğer ülkeler) ile gırtlak gırtlağa "sırf sorun" olan bir Türkiye'nin kendisiyle en sorunlu komşusu Yunanistan'la ilişkileri gerilimsiz sürüyordu bu yakına dek. Lozan, Ege, adalar, kalbimizin sınırları, Kıbrıs bayrağı falan filandan sonra Yunanistan 10 gündür Reisin Suriye'deki Esat rejiminden on kat daha çok küfredildiği bir ülke oldu. Yandaş basın bundan bile pay çıkarıyor: "Erdoğan Yunanistan gündemine oturdu!" Hayır, Yunanlıların midesine oturdu.


İbram Onsunoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder