5 Aralık 2016 Pazartesi

[Online] Haddini aşmak...


Zaman zaman “şeytanın avukatlığı”nı yapmak da biz sosyalistlere düşüyor işte...



Bu sisli gurbet akşamında, oturup, elimin altındaki Ray K.’nin Egeli Dimitra kitabına odaklanayım, siyasetten falan mümkün olduğunca uzak durayım diyorum ama, olmuyor...

Bir haddini bilmezin, kalkıp ta İstanbullardan, Rodop halkının oylarıyla seçilmiş bir milletvekiline hakaretler/tehditler savurması karşısında gazetecisinin, aydınının, demokratının suskunluğuna tahammül edemiyorum...

*

Mesele şu:

Son zamanlarda (özellikle de Kurban Bayramı’nda Gümülcine Atanmış Müftüsü’ne gerçekleştirdiği bayram ziyaretinden sonra), memleketteki bazı “kirli odaklar”ca Ayhan Karayusuf aleyhinde bir “linç” kampanyası başlatıldı...

Bu kampanya çerçevesinde provokatörün biri, sosyal medya hesabında GTGB tabelasını paylaşarak “düğmeye bastı”...

... ve ardından gelsin tepkiler, küfürler, hakaretler...

Bunlara, son olarak, eski BTTDD Genel Başkanı Ferruh Özkan da katıldı ve sosyal medya hesabından şöyle yazdı:

“Batı Trakyalı YUNAN UŞAĞI milletvekili ORAYA gelebilir sem ' O tabelayı kafanda k ırmassam bana da Ferruh özkan demesinler yaptığın sözde ermeni soykırım anma HAREKETİNDEN daha kötü 150 bin BATI TRAKYA TÜRKÜYLE DALGA geçmek yarın sabah eski tabelaları orada duruyor onları al ve asıl yerine as ve ailenin ve kendinin namusunu kurtar aksi takdirde bunun bedelini ödeyemessin bu hareketini de beğenenleri cehaletlerinden dolayı birşey demiyorum”.

*

Ayhan Karayusuf’u milletvekili olarak beğenirsiniz, beğenmezsiniz; size kalmış...

Beğenen gider sandıkta ödüllendirir, beğenmeyen cezalandırır...

Bu kadar basit.

Karayusuf şu anda o makamdaysa, kendisine oy veren Rodoplu seçmenlerin oylarıyla orada; ve o makamdan gidecekse, yine onların oylarıyla gidecek...

... ve hepsinden önemlisi: Karayusuf o makama gelmek için bir söz verip de yerine getirmemişse, bunun hesabını (demokratik tepki çerçevesinde) soracak olan kendisine oy verenlerdir; devletler, “reis”ler, “bilmem ne başları” değil!

*

Ferruh Özkan’a gelince...

Kendisi benzer bir terbiyesizliği daha önce de Ahmet Hacıosman ve Çetin Mandacı’ya “İki kıl keçisini güdemeyen herifler” diye “höykürerek” yapmıştı...

Ve ben o zaman da kendisine tepki göstermiştim. Nitekim, üzerinden epey zaman geçtikten sonra, bir konuşmamızda, kendisi, “Haklıydın, haddimi aştım” demişti.


Şimdi, yine aynı hataya düşüyor...

“Gaza gelerek”, hem haddini aşıyor, hem de komik duruma düşüyor. Ama daha da kötüsü, belki farkında olmadan, halkın oylarıyla seçilmiş bir milletvekilini “kurtların” önüne atıyor.

Ve açık ve net yazayım: Karayusuf’un başına bir şey gelirse, bunda Ferruh Özkan’ın da payı olacaktır!

*

Ama hepsinin ötesinde, üzerinde en çok durulması gereken şu:

Batı Trakya’da yaşamayıp da, senede bir hafta memlekete gelen; fakat 365 gün sosyal medyada veya şurada-burada “memleketi kurtaran” arkadaşların bilmesi gereken, bu memlekette azınlık mensubu 120.000’in üzerinde insan yaşadığı ve bu insanların kendi adlarına karar alabilecek seviyede oldukları...

Bizim Ferruh Özkan’lara da, diğer “memleket kurtaran Şaban’lar”a ihtiyacımız yok.

Biz kendimizi kurtarabiliriz...

Bu arkadaşlar, illâ iyi bir şey yapmak istiyorlarsa, kendi memleketlerinde yaşayan Batı Trakyalılar için bir şey yapsınlar...

Biz kendi meselelerimizi kendimiz hallederiz!



Mustafa Çolak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder