4 Şubat 2017 Cumartesi

3. yaşımıza girerken, TC’de erişim yasağı üzerine



Barikat, üçüncü yaşını (kuruluş: 5 Şubat 2014) kutlamaya hazırlanırken, bu yılki ilk doğum günü hediyemiz TC’den ve biraz erken geldi: Yaklaşık bir ay önce, TC’de Barikat’a erişim yasağı getirildi.

Bize ulaşan bilgiye göre, bu erişim yasağı, “terörü öven, şiddette ve suça teşvik eden kamu düzenin ve milli güvenliği tehdit eden, yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesine bağlı olarak” başlamış (karardaki Türk dilinin ‘kıyım’ı için okuyucularımızdan özür dileriz).

Barikat’ta -gerek basılı olarak yayınlandığı 22 sayı, gerekse internet ortamında- çıkan yazılarda/haberlerde terörü, şiddeti öven yazı mı çıkmıştır? Hayır. Herhangi birinin can ve mal güvenliğini hedef alan bir yayın mı vardır? Hayır. O halde?

Barikat, kurulduğu ilk andan itibaren diyar-ı Garbî Trakya’da etkili olan her iki devletle de (TC ve Yunan devletleri), tüm siyasî ve paramiliter çetelerle de, tüm dinci zorbalarla ve neo-nazi mikroplarıyla da açıkça çatışmış; memlekette yeni bir “aydınlanma” hareketinin başlaması, demokrasinin yerleşmesi ve ifade özgürlüğünün hakim olması için mücadele etmiştir.

Irkçılıkla, milliyetçilikle, devlet terörüyle, militarizmle, cinsiyetçilikle, yozlaşmayla, kokuşmayla mücadelede bir mihenk taşıdır Barikat. Yani, bir gazeteden ve bir internet gazetesinden çok daha fazlasıdır.

İşte tam da bu yüzden, yayınlandığı ilk günden itibaren, her zaman memleketteki çıkar gruplarının ve kirli odakların hedef tahtasında olmuş, okunmaması, boykot edilmesi için okurlarına baskılar yapılmış, yönetimi ve yazarları çeşitli iftiralarla toplum nezdinde itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın “hezeyan”ını paylaşmayan tüm muhalif yazarların ve gazetecilerin hapishanelere atıldığı, milyonlarca oy almış muhalefet parti milletvekillerinin/eşbaşkanlarının hücrelere gönderildiği, onurlu her aydının tutuklanma tehdidiyle yüzyüze olduğu Erdoğan Türkiyesi’nde Barikat’a erişim yasağı işte tam da bu nedenlerden dolayı, olağandır.

Ama bu yasağın altında, bizler, bir de şu mesajı okuyoruz: TC’nin Batı Trakya Türkleri’nin iç meselelerine karışma ve hoşuna gitmeyenleri -TC’ye özgü bir “terbiye” etme metodu olan- “kara liste”ye alma “hakkına” karşı çıkanların başına gelecek olan budur.

Karanlık dönemleri andıran bu terör karşısında, bizim cevabımız ancak şu olabilir: Biz Barikat’takiler, tüm baskılara ve saldırılara karşı yaşanılır bir dünya, demokratik bir Yunanistan ve mutlu bir azınlık mücadelemize korkmadan, yılmadan, eğilmeden devam edeceğiz. Batı Trakya Türkleri’ni tarikat şeyhlerinin, “baba”ların, “reis”lerin peşine takıp neo-Osmanlı esrarıyla uyuşturmaya çalışan anlayışla da sonuna kadar çatışacağız.

Son olarak, erişim yasağından sonra bizlere ulaşan, dayanışma mesajları ileten, bu kavgamızda yanımızda olan Türkiyeli kardeşlerimize de selâm ederiz. Tarihte hiçbir dikta sonsuza dek hüküm sürmemiş, daima direnen halklar tarafından yıkılmış ve hak ettiği yere –tarihin çöp sepetine– gönderilmiştir. Bu karanlık dönem de geçecek, sonunda güzel insanlar kazanacaktır. Sabaha en yakın ânın gecenin en karanlık ânı olduğunu unutmamak, enseyi karatmamak, mücadeleyi bırakmamak gerekir.

Barikat, Batı Trakya Türkleri’nin hür sesi ve demokrasi mücadelesinin genişlemesinde öncü platform olmaya devam edecektir.

Okurlarımıza saygı ve sevgilerle.

1 yorum:

  1. Yüreğinize sağlık dostlar yoldaşlar , hak arama mücadelesi dünyanın her yerinde verilmesi gereken en önemli mücadeledir.Yürğim sizlerle selamlar.

    YanıtlaSil