5 Şubat 2017 Pazar

[Online] HEPİMİZ KARALİSTELİYİZ


GÜNDEMİ YORUMLARKEN



Basket Federasyonu başkanı Vasilakopulos, basket kupa final maçının oynanacağı aday şehirler arasında kendi tercihinin Atina olduğunu açıklarken, öbür adaylardan İskeçe ve Larisa kentlerinin asayiş bakımından sakıncalı olduğunu iddia etti. Özel olarak İskeçe’yle ilgili “Final takımlarının taraftarlarından oluşan iki “ordu” İskeçe’ye geldiğinde, buna bir de orada yaşayan Müslüman Azınlığın araya girmesiyle”... asayiş zor sağlanır gibilerden bir laf etti.


Ardından neredeyse tüm Azınlık ayağa kalktı ve federasyon başkanını protesto etti. Ama Azınlıktan önce Çoğunluk davrandı, oradan yükseldi ilk protesto sesleri, ve en başta ANEL partisinden, hem de Sguridis’in ağzından, “Yunanlı Müslümanlarla ahenk içinde yaşadığımız Trakya’da...”. Bu protesto korosuna iki gün içinde Trakya’da ve Trakya dışında katılmayan kalmadı. Üstelik hep Azınlığı savunan ve Vasilakopulos’u kınayan sesler. Azınlığa böyle ırkçı bir hakaret nasıl yöneltilebiliyormuş, Azınlığa terörist demek nasıl olurmuş... 70 yaşına geldim, Azınlık ile Çoğunluk arasında böyle bir gönül birliği (ομοψυχία) daha görmedim ve yaşamadım. Verilen izlenim Trakya’da «είμαστε μια ωραία ατμόσφαιρα». Herhalde federasyon başkanı Vasilakopulos neye uğradığını şaşırmıştır. Onu bu demecinden dolayı dava edenler mi ararsın, görevinden istifaya çağıranlar mı...

Vasilakopulos’un demeci, kış uykusundaki azınlık mebuslarını bile uyandırdı, onlar dahi bu “ırkçı ve terör suçlamalı” demeci kınadılar. Sirizalıları kastediyorum. Yoksa dördüncüsü, sık değiştirdiği için son olarak hangi partiye girdiğini pek iyi hatırlamadığım İlhan Ahmet, doğru doğru dosdoğru, içlerinde en uyanık olanı. Federasyon başkanının istifasını isteyen o.

Şimdi ciddi olacak olursak ve siyasetçilerin hamurunda var olan popülizm ve demagojiden kendimizi sıyıracak olursak. Federasyon başkanı Vasilakopulos’un tercih ettiği Atina’yı öne çıkarmak ve İskeçe’yi daha da dezavantajlı göstermek için maç yüzünden İskeçe’de holiganlar arasında çıkabilecek muhtemel kavgalara Azınlığı da sokuşturması kabul edilemez bir hafiflik ve amoralizmdir.

Daha da fazla bir şey midir?

Vasilakopulos’un demecinde holiganlar arasındaki kavgaya Azınlığın da girip muhtemel olayları kendi “yasadışı terörist” emelleri doğrultusunda kullanabileceği ima ediliyorsa, böyle bir eğilim Azınlıkta kesinlikle mevcut olmadığına göre, burada ırkçı bir önyargı söz konusudur. Bakıyorum, herkes lafı o tarafa çekmiş ve ona göre tepki vermiş. Bu bir yorumsa, aşağıdaki de bir başka yorumdur. 

Federasyon başkanı, holiganlar arasındaki faşist ve ırkçı gruplara dikkati çekerek, maçta olaylar çıktığında bu grupların Türk Azınlığına (o Müslüman diyor da ben Türk diyorum) saldırıya geçebileceğini ima ediyor. Ve bana göre galiba geçerli olan bu yorum. Yani adam, bir Trakya gerçeğine işaret ediyor aslında, gizlenen bir Trakya ve azınlık gerçeğini gösteriyor ve diyor ki, daha doğrusu demek istiyor ki: “Müslüman Azınlık ırkçı saldırı tehlikesi altındadır”. Üstü kapalı bunu söylüyor. Bunu söylediği için önce ANEL partisi, sonra Yeni Demokrasi ve diğerleri demeci saptırıp sözüm ona Azınlığa sahip çıkıyor. Biz de yutuyoruz. 

Ben bu gönül birliği gösterisinin Azınlığa yapılan gerçek ırkçı saldırılarda ortaya çıkmasını bekliyorum, bravo diyebileyim. Birkaç gün önce Vasilis Leventis’in yaptığı saldırıda, Altın Şafak’ın her fırsatta yaptığı saldırılarda.

Vasilakopulos Azınlığa terörist demiyor, biz öyle diyor diye ayağa kalktıysak ta. Ama Koca Kapı üç azınlık gazetecisini terörist olarak suçlayıp, onların Türkiye’ye girişini yasaklamış. Aaa sahi mi, hiç duymadıma diyenler için: Yunan ulusal ve Trakya yerel basını yazdı, haber sosyal mediada paylaşıldı. Bugün ben de burada yazıyorum.

Üç azınlık gazetecisi, AZINLIKÇA dergisinin sahibi Evren Dede ile dergi çalışanları Aydın Bostancı ve Fatih Nazifoğlu. Bu üç azınlık üyesinin terörist olarak Türkiye’nin güvenliği için tehlikeli olduklarından ülkeye girişi yasaklanmış, ayrıca mahkeme kararıyla Türkiye’den AZINLIKÇA’nın internet sayfasına ve o üç kişinin Türkiye’deki sosyal media hesaplarına erişim kaldırılmış. Ve o mahkeme kararı Gümülcine Başkonsolosluğunun raporuna dayanılarak alınmış.

Ne içeriyor Konsolosluğun o raporu? Okuyunca utanırsınız. Ben okudum ve utandım. Aman bu ifşa edilmesin, skandal olur diye gayri ihtiyari ellerimle siper ettim. Şimdi o üç arkadaşa ne diyeyim? Sizin aleyhinizde yazılmış ve Ana Vatan tarafından cezalandırılmanıza yol açan bu raporu Konsolosluğu korumak adına ifşa etmeyin, orası etmiş siz etmeyin, orası küçülmüş siz küçülmeyin, öyle mi diyeyim?

Koca Kapı’nın Azınlıktan “terörist” olarak suçladığı ve cezalandırdığı yalnız o üç kişi değil. Başka “teröristler” de bulmuş, onların da isimleri yeri gelince açıklanacak. Türkiye’deki faşizmin Azınlığa da uzayıp yaygınlaşmaması için yapılabilecek şeylerden ilki bu olanları gizlemeyip ifşa etmek.

Basket Federasyonu başkanı Azınlığı teröristmiş gibi gösterdi diye hep birlikte protestolar yükselttik. Koca Kapı çok daha kaba bir şekilde yapıyor bunu. Protesto seslerimiz de çok daha yüksek çıkmalı değil mi?

Zira unutmayalım, Azınlık, birimiz olduktan sonra HEPİMİZ KARALİSTELİYİZ!


İbram Onsunoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder