27 Mart 2017 Pazartesi

[Online] Suç ve Ceza




Hangisi daha önemli hiç düşündünüz mü acaba: golü atmak mı, yoksa golü kurtarmak mı?



Günümüzde bunun pek bir önemi kalmadı sanırım. Her şey golü atanın veya golü kurtaranın kaç para kazandıracağına odaklı bir sistem üzerine kurulu olduğu için, (eskilerin tabiriyle) meşin yuvarlağın ağlarla buluşmasının pek bir değeri kalmadı. Atılacak golün veya kurtarılacak golün kazandıracağı maddi değerin peşine düşüldüğünden beri emeğin de değeri pek anılmaz oldu.

Paranın, parayla ne yapacağını bilmeyen, insanlık ailesine parazit olan aşağılık insanların elinde iken, toplumun gelişmesine büyük katkılar sağlayabileceklerin para sıkıntısı çekmesinin verdiği rahatsızlık kimsenin umurunda değilken pek de ayıplamamak gerek doğrusu.

Raskolnikov da sıradan bir insan olarak St. Petersburg’a hukuk eğitimi almak için gitmişti, başarılı bir oğrenciydi... ancak malesef ekonomik imkansızlıklar onu bu ideallerinden vazgeçmek zorunda bırakır. Okumak için geldiği St. Petersburg şehrinde kirasını ödeyemez. Yakınlarda bulunan hiç kimsenin sevmediği tefeci kadına giderek saatini satar. Karşılığında aldığı para ile meyhaneye gider. Bir taraftan içerken diğer taraftan meyhanedeki insanların hayatları içini daha da karartır. Fakirler ile zenginler arasındaki acımasız ayrıma bir anlam veremez.

Raskolnikov içindeki çatışmalara daha fazla dayanamaz ve içindeki şeytana kulak vererek eline bir balta alır, tefeci kadının evine gider. Baltayı kadının kafasına indirerek onu orada öldürür. Tam bu sırada yaşlı kadının kız kardeşi gelir ve Raskolnikov o anda onu da öldürür. Tefeci kadının kötülüğünün yanında bir masumun ölmesi pek önemli değildir. Ne yapacağını bilmeden Raskolnikov oradan uzaklaşır.

İşlediği cinayet sonrası Raskolnikov’un durumu daha da kötüye gider. Bir zamanlar iç çelişkiler yaşamasına neden olan şeytan ortadan kaybolmuş, fakat ondan daha da kötü olan vicdan azabı gelmiştir. Duyduğu pişmanlıklar ve iç çekişmeler Raskolnikov’u iyice bitkin düşürür ve hastalanır. İmdadına en yakın arkadaşı Razamikin yetişir. Ona destek olur, doktor bulur ve elinden gelen her şeyi yapar.

Ancak Raskolnikov sürekli birilerinin onu cinayeti işlerken gördüğünü düşünür ve bu duruma daha fazla dayanamaz ve işlediği cinayeti Sonya’ya anlatır. Ardından polise teslim olur ve cezasını çekmek üzere hapse gönderilir.

Raskolnikov’un attığı gol her ne kadar da hakemin “offside” bayrağına takılmış olsa dahi, muhakkak ki bu oyunda birileri bu bayrağın yaptığı ikazdan bir şeyler kazanmıştır. Neticede bu bir “oyun” öyle değil mi?

Oyun… evet ama bazen oyunun kurallarını sorgulamak ta lazım. Sadri Alışık (Turist Ömer) gibi “Bu da mı gol değil hakim bey” diyerek.



Zafer Memet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder