18 Temmuz 2017 Salı

[Online] Ferman Beyefendi’nin, memleket bizimdir!




Barikat, gazete olarak yayınlandığı ilk günden beri, hep hedef tahtasında oldu...



Hiçbir yerden hiçbir “sosyal yardım” almadan ayakta durmaya ve bağımsız ve radikal gazetecilik yapmaya çalışmanın bedelini hep ağır ödedi: toplu boykotlar, abonelerinin tehdit edilmesi, reklam verilmemesi yönünde destekçilerine baskılar... ve en nihayetinde TC’de erişim engeli.

Herkesin sustuğu, ya da daha kötüsü birbirini ispiyonlama yarışına girdiği bu karanlık dönemdeyse, internet üzerinden sürdürdüğü yayınlarında susmayan, direnen, karşı koyan, “kurşun eritmeğe” çağıran Barikat’ımız, şimdi çeşitli iftiralar ve mahkeme tehditleriyle karşı karşıya.

Barikat’a yayınlandığı günden bu yana atılan çamurlar, sırasıyla şöyledi:

- SyRizA’nın yayın organı

- Yunan devleti çıkarttı

- AnEl ödenekli

- Sol görünümlü Türk ajanları yaftası

- 17 Kasım Terör Örgütü’nü savunuyor

- DHKP-C’yi savunuyor

- PKK/HDP destekçisi

- FETÖ’cü.

Anarşistinden liberaline, komünistinden muhafazakârına başeğmeyen, azınlıktan ve çoğunluktan nice cesur kalemin yer aldığı; ezber bozan ve herkesin bildiği ama kimsenin yazamadığını yazan bir yayın organının bu hakaret bombardımanına tutulması, elbette ki doğal.

En nihayetinde, ilk hedef gerçekleşti ve Barikat basılı yayınına son verdi.

Ancak, internet üzerinden yaptığı yayınlar da “çevreye” rahatsızlık vermeye devam etti ki, toplum içerisinde hiçbir akil insanın inanmadığı iftiralar furyası devam etti Barikat hakkında.

Ve yaklaşık 7 ay önce gelen TC’de erişim engeli ve “vur emri”nin verilmesiyle, Barikat’a hakaret ve saldırı furyası daha da şiddetlendi.

Artık, adını yazmaktan aciz “cesur kalem”lerden okuduğunu anlamaktan aciz “siyasî şarlatan”lara; “kafayı sıyırmış” müezzin eskilerinden toplumun huzuru bozmaya and içmiş dengesizlere kadar nice tetikçi, Barikat’a saldırıyor. Hem de ortada fol yok, yumurta yokken.

Koskoca bir mekanizma, ayda 4-5 makale yayınlayan bir internet gazetesini/blogunu yok etmek için uğraşıyor.

Planın son aşaması, şöyle: Barikat yazarlarını tamamıyla ürkütmek ve mahkeme tehditleriyle ve mümkünse ekonomik olarak “bellerini kırmak”.

Başarılı olacak mı?

Zaman gösterecek.

Fakat, bizim geçmişteki iftira furyasından ve saldırılardan da öğrendiğimiz ve bildiğimiz gerçek şu: Haklılar, sonunda muhakkak kazanır ve aklanır!

Ve sonunda kazanacak ve aklanacak olan; en karanlık ve baskının en çok arttığı dönemlerde bile susmayadığı ve direndiği için, toplum nezdinde saygı görecek olan bizleriz.

Barikat, diyar-ı Garbî Trakya’da basın ve ifade özgürlüğünün son kalesi olarak direnmeye devam ediyor ve edecek.

Çünkü memleketi sömürge gibi yönetmek ve insanları korku imparatorluğunda yaşatarak sindirmek isteyenler, gün gelip gidecek ve geriye bizim olan, güzel ve aydınlık insanlarına ait olan bu memleket kalacak.

Dadaloğlu gibi söylersek: “Hakkımızda Reyiz etmiş fermanı / Ferman Beyefendi’nin memleket bizimdir”.



Mustafa Çolak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder