4 Temmuz 2017 Salı

[Online] Mebuslar Kara Listede



KAKANIN ŞAKASI




SİRİZA Rodop ve İskeçe milletvekilleri (3’ü Azınlıktan, 2’si Çoğunluktan), azınlık eğitimindeki son gelişmelerle ilgili bir açıklama çıkardılar. Açıklamanın bir bölümünde İskeçe Azınlık Lisesi yönetiminin Eğitim Bakanlığı genel sekreteri ve İkinci Derece (Orta) Eğitim Müdürü aleyhinde açtığı davalara değinilirken, bu hareketi “hata” olarak nitelendiriyor, ayrıca lise yönetiminin aynı konuda yasalara uymadığına işaret ediyorlar.

İlk olarak ciddi bir gözlem. Zira daha aşağıda açıklamanın bu bölümüyle uzun boylu dalga kıracağız.

Açıklama Yunanca kaleme alınmış, Türkçesi yok. Daha çok Azınlığa hitap ettiği için Azınlığın resmî dili Türkçeyle de ayrıca yayımlanmalıydı. Bunu şöven bir tavırla söylemiyoruz. Bir özsavunma tavrı olarak öne sürüyoruz. Çünkü bu ülkede yasal bir hak olmasına rağmen Türkçe ve Azınlığın Türklüğü hep hasıraltı edilmek istenmektedir. Türkçe metin, azınlıksal düzenin de bir gereğiydi. Milletvekillerinin gösterdiği bu duyarsızlık, hata ve ihmalden öte bir şeydir. Milletvekili oldukları için bir ...

Şimdi de gelelim dalga kırmaya.

Ele alınan konu, herkesin anladığı gibi, “Fethullahçı, darbeci ve tehlikeli terörist” olarak, İskeçe Azınlık Lisesinden azledilen 17 yıldır iki azınlık lisesinde matematik öğretmenliği yapan Nihat Hoçka olayıyla ilgili.

Türkiye’deki 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 17 yıllık bir gecikmeyle Nihat’ın nihayet ne kadar tehlikeli bir terörist olduğu anlaşılınca, Reyiz’in iradesi ve MİT’in önerisi doğrultusunda lise yönetimi onu derhal ihraç etmiş ve okula girişini yasaklamıştır. Okul yönetiminin onu kıskıvrak yakalayıp AKP adaletine teslim etme yetkisi olmadığı için, bu işi Yunan güvenlik güçlerine havale etmiştir.

Yunanistan’ın kendisine, tabir caizse, tabak içinde sunulan bu tehlikeli Fetö’cü teröristi hemen yakalayıp etkisiz hale getirmesi beklenirken, serbestçe dolaşmasına müsaade ettiğine ve, inanılacak gibi değil, azil konusunda ona destek çıktığına bile tanık olduk. Evinde darbe için hangi silahları gizlediğini tespit etmek üzere bir arama bile yapılmamış.

Bu konuda Yunan tarafından ileri sürülen gerekçeler, her çeşit cüret sınırlarını aşarak, Batı Trakya’da OHAL’in geçerli olmadığı ve okuldan azlin Yunanistan’da konulmuş belirli kurallara uyması gerektiği şeklinde. Bu şartlar gerçekleşmediğine göre, FETÖ’cü terörist Nihat H.’nin okuldan azli geçersiz ve yasadışıymış. Ve okul yönetiminin onun lisedeki görevine geri dönmesine müsade etmesi gerekirmiş. Ancak okul yönetimi onu okula sokmadığı için yasalar çiğneniyormuş. Burada asıl çiğnenen Reyiz’in iradesi, ama onu kimse hesap etmiyor.

Bu akılalmaz ve küstah iddiaları ileri süren Yunan Eğitim Bakanlığı genel sekreteri ve İskeçe İkinci Derece Eğitim müdürü. Lisemizin yönetimi de, azınlık haklarımızı çiğniyorlar diye itham ederek bu haddini bilmez kişiler aleyhinde suç duyurusunda bulunmuştur. Yunan mahkemelerinde iç hukuk yollarını tükettikten sonra AİHM’ye kadar yolumuz var. Oradan da bir sonuç alamazsak Türkiye’deki Sulh Ceza Mahkemelerine başvuracağız. Hanya’yı ve Konya’yı orada göstereceğiz.

Yunan tarafının iddialarına azınlık tarafının yanıtı şöyle: OHAL, Batı Trakya’da Hıristiyanlar için geçerli olmayabilir, böyle bir şey zaten talep etmedik. Ama Türk Azınlık için OHAL aynen geçerlidir ve Reyiz’in azınlık konularındaki iradesi sorgulanamaz. Terörist Nihat Hoçka İskeçe Azınlık Lisesinden azledilecektir, iki kere iki dört. Reyiz’in iradesi budur ve söke söke tahakkuk edecektir. Böyle olacağına dair zerre kadar şüpheniz olmasın.

Şimdi mebusların çıkardığı açıklamanın püf noktasına gelelim. İskeçe Azınlık Lisesi yönetimi yasalara uymazmış, dava açmakla iyi etmemiş gibi üstü kapalı sözlerle gerçekte ne yapılmak istenmektedir? Bu, MİT’in eli kanlı terörist olarak nitelediği Nihat Hoçka’yı korumak ve savunmak değil midir?. Böylesi kripto-FETÖ’cü faaliyetin ta kendisidir. Sirizalı azınlık mebuslarının gizli FETÖ’cü oldukları kabak gibi ortaya çıkmıştır.

Buna göre üç mebus bu açıklamadan sonra kendilerine Türkiye’ye giriş yasağı konulmayı hak etmişlerdir. Mebuslara artık karalisteli gözüyle bakabiliriz. Gitselere bakalım Türkiye’ye gidebilecekler mi?

Biz ne diyebiliriz ki? Oh olsun!



İbram Onsunoğlu

1.7.2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder