2 Temmuz 2017 Pazar

[Online] SİMONE VEİL ÖLDÜ



Fransız kadın politikacı, kadın hakları savunucusu, akademisyen, eski bakan ve eski Avrupa Parlamentosu başkanı Simone Veil (Simon Veyl) 30.6.2017 günü 89 yaşında olduğu halde vefat etti.


Simon Veyl’i Avrupa Parlamentosu başkanı seçildiğinde tanımıştık (1979). Bu görevi sırasında isim yaptı. Daha sonra Avrupa Parlamentosundan çekildi ve insan hakları alanında faaliyetlerine devam etti. 

Ben Simon Veyl’le 1990’lı yılların başlarında bir kez karşılaştım, Selanik’te, birlikte yemek yedik ve azınlık konusunda uzunca bir sohbetimiz oldu. Kesin tarihini hatırlamıyorum, not tutmamışım, ama bu görüşmeyi o zaman Trakya’nın Sesi’nde yazmış olmam gerek. Simon Veyl, hatırladığım kadarıyla, bir insan hakları vakfını temsilen Yunanistan’a araştırma yapmak üzere gelmişti,. Kuzey Yunanistan’a uğramaktaki amacı, Türk ve Makedon azınlık temsilcileriyle görüşmekti. Kendisine Panagiotis Dimitras refakat ediyordu. Görüşmeye bizim Azınlıktan benden başka daha birkaç kişi de davetliydi, ama onlar davete icabet etmediler.

1990’lı yılların başları, ayrım ve baskılarda gevşeme yeni başlamış, kaldırılması yolunda bazı ürkek adımlar atılıyor. Ancak 19. Madde yürürlükte ve harıl harıl işletilerek azınlık üyeleri vatandaşlıktan iskat ediliyor. Azınlıktaki insan hakları ihlallerinin en sivrisi. Simon Veyl’le görüşmemizde bu sorun üzerinde odaklanıyorum. Önce 19. Maddeden Azınlık olarak neler çektiğmizi anlatıyorum. Dimitras ta konuya vakıf, o da bilgilendiriyor. Simon Veyl konuyu ilk defa duymuyor. 

Sonra şöyle bir soru yöneltmiştim: “Son dönemde bir Avrupa vatandaşı mefhumu tartışılıyor. Avrupa vatandaşının hakları ve yükümleri. Biz Türk Azınlık üyeleri de Avrupa vatandaşlarıyız tabiî. Şimdi Yunan yönetimi bizi vatandaşlıktan ıskat ederken, aynı zamanda Avrupa vatandaşlığından da düşürüyor. İşte bu noktada Avrupa kurumlarına söz hakkı ve müdahale hakkı düşmez mi? Avrupa kurumları Yunanistan’a sen bir kişiyi Avrupa Birliği’nde geçerli olmayan kurallarla AB vatandaşlığından yoksun edemezsin diyemez mi?”

Ben yarım yamalak Fransızcamla bunları anlatamam tabii, Panagiotis Dimitras aracı oluyor.

Simon Veyl şöyle yanıt vermişti: “Avrupa vatandaşlığı tartışılan bir konu. Ancak tanımı yapılmış değil. İlgili mevzuat yok. Avrupa vatandaşının hak ve yükümleri nelerdir, oylanmış bir yasa yok. Yalnızca teorik bir tartışma var. Dolayısıyla senin söylediğin şekilde bir Avrupa kurumunun müdahalesi mümkün değil. Ama siz bu vatandaşlıktan çıkarma vakalarını Avrupa İmsan Hakları Mahkemesine götürebilirsiniz. Mahkeme Yunanistan’ı mahkum edecektir.”

O zaman daha AİHM’nin kapısını öğrenmemiştik. Ama 40 bin (veya 60 bin) vatandaşlıktan ıskat vakasından bir tanesi bile AİHM’ye gitmemiştir.

Simon Veyl, 17 yaşındayken Nazi Almanya’sının toplama kamplarından geçmiş ve orada anababasını ve kardeşini kaybetmiş bir Fransız Yahudisiydi. Diniyle dinlensin. 


İbram Onsunoğlu

2.7.2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder