28 Aralık 2017 Perşembe

[Online] Emin 1 aydır hapiste...



Güleryüzlü, samimi, içten, özü-sözü-eylemi bir olan bir genç adam, Emin...



Daha özgür, daha adil, haksızlıkların, ayrımların, sömürünün, ezenin-ezilenin olmadığı bir dünya özlemiyle yaşayan; bunun için mücadelenin en ön safında yer alan bir insan...

Emin’i elinde Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) bayrağıyla Evros’ta (Meriç) Türk-Yunan sınırındaki çitin yıkılması ve sınırların açılması için haykırırken görebilirsiniz; ya da İstanbul’un herhangi bir semtinde “Suriyeli mülteciler kardeşimizdir” bildirisi dağıtırken. Veya İzmir’de yürüken karşınıza çıkar: “Sosyalist İşçi okumak ister misiniz? Sadece 3 lira, paranız yoksa bedava”.

Şiir okur Emin, dünyanın en ücra köşelerindeki insanların hayatlarını merak eder, hiç anlamadığı dilden şarkılar dinler (müzik evrenseldir vesselâm)...

Sesini asla yükseltmez, asla kırıcı olmaz, başınız sıkıştığında yardım elini uzatmaktan kaçınmaz...

Biraz şanslıysanız, bavulunuzda getirdiğiniz uzo’yu bölüşebilirsiniz onunla, Manos Hacidakis’in “Kemal” şarkısı eşliğinde: “İyi geceler Kemal, bu dünya asla değişmeyecek” der Hacidakis ve Emin hemen itiraz eder!

*

Bugün, Emin’in hapsedilişinin üzerinden tam 1 ay geçti...

Hapishaneden yoldaşlarına gönderdiği –ve internette paylaşılan– mektubunu okuyorum; “Bol bol okumaya çalışıyorum” diyor.

Okuyor Emin, araştırıyor, sorguluyor, düşünüyor.

Zaten –şu anda hapiste olmasına sebep olan– tek suçu bu. Okumak, araştırmak, bilgilerini başkalarıyla da paylaşmak.

2013’te İzmir’de buluştuğumuzda nasıl bir merak ve heyecanla hazırladığına tanık olduğum “solyayin.com” adlı arşiv sitesi (1930’lardan bu yana Türkiye’de çıkan sol yayınları arşivleyip internet üzerinden bedava olarak insanlarla paylaşıyordu bu sitede) gerekçe gösterilerek hapse attılar Emin’i...

Dünyanın başka bir yerinde olsa ödül verilecek bu faaliyetin karşılığı, Erdoğan Türkiyesi’nde hapis oldu...

Ve Emin, şimdi, 16 adıma 6 adım bir havalandırma alanında volta atıyor; kafasında özgürlük, barış, adalet ve yeni bir dünya...

*

Türkiye’deki yoldaşları kart atıyorlar, sosyal medyada dayanışma mesajları gönderiyorlar Emin için. Yunanistan’dan Avustralya’ya yoldaşları dayanışma eylemleri örgütlüyorlar.

Emin yalnız değil!

Ve tüm bu olayda sevindirici olan tek bir şey varsa, o da Emin’in de bunu bilmesi.

Ben de kendi adıma Emin’e seslenmak istiyorum:

Kardeşim, yoldaşım Emin, dayan; yine karşılıklı uzo içip Hacidakis dinleyeceğiz, yine gülümseyeceğiz ve... bu dünya değişecek!



Mustafa Çolak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder