15 Aralık 2017 Cuma

[Online] İlişki, Türk Azınlık, 26 Ocak...



KAKANIN ŞAKASI





İlişki


Emekli büyükelçi Eralp (Bizim Azınlığın da yakından tanıması gereken Türk diplomat): “İsrail'e 'terör devleti' derseniz, ilişkide bulunmamalısınız.”


Eralp'ın olamaz dediği şey bal gibi oluyor işte. Bizim Azınlıkta da oluyor. Erdoğan yönetimi Batı Trakya Türk Azınlığından 200'den çok kişiyi, bunların içinde ortaokul öğrencileri de var, hem “terörist” olarak adlandırıyor, hem de onlarla ilişkide bulunarak millî bakımdan ırzlarına geçiyor. Ortaokul çocukları olayına ise herhalde sapık sübyancılık diyeceğiz.

İsrail konusunda tabiî tersi oluyor, Erdoğan yönetiminin ırzına İsrail geçiyor. Orada hiç olmazsa veren memnun, alan memnun. Olan, bizim azınlık insancıklarına oluyor.


Türk Azınlık


Gümülcine'de polis, yargının direktifiyle harekete geçerek, Trakya Dimokritos Üniversitesi yönetim merciine gönderdiği bir yazıyla, üniversite yönetimine, öğretim üyelerinden “Türk Azınlık” terimini kimlerin kullandığını ve kullananların ad, adres, telefon ve sair kişisel verilerini sorup kendisine bildirmesini istiyor. Polisin üniversite yönetimini hafiye gibi kullandığını Cunta zamanında görürdüm, bir de şimdi görüyorum.

Kovuşturma mı başlıyor, açıklanmamış. Üniversite hocaları mahkeme önüne mi çıkarılacak, biz de “tek suçumuz Türk demiş olmak” gibi savunmalar mı göreceğiz kısmet olursa? Atina Üniversitesine de kaydırılacak mı soruşturma? Çünkü orada da “Türk Azınlığı” diyen birkaç profesör var. Kripto-Türkçü profesörleri ifşa edenlere ödül verilecek mi, verilirse ne kadar verilecek, bunlar da açıklanmamış.

Sorgusu yapılan bir profesör, polis tarafından şimdilik birkaç azar işitmiş, o kadar ve şöyle: “Koskoca profesör, hiç utanmıyor musun? Burada Erdoğan Türk Azınlık demiyor da sana mı kaldı Azınlığın Türklüğünü savunmak? Yazıklar olsun!” 

Tabiî en can alıcı soru, soruşturmanın akademisyenler dışındakileri de kapsayıp kapsamayacağı. Soruşturma bize de kaydırılırsa, Türk Azınlık terimini kullananlar yandık. Tabiî Reisçiler yine kurtuldu. Onlar, Tek ve Türk Azınlık terimi yerine Reis'in tavsiyesi üzerine artık Yunan resmî tezlerine uygun biçimde üç başlı ve altı ayaklı Azınlığı savunuyorlar. Kurtulanlar arasında bir de dört milletvekili var, onları Türk Azınlık derken daha kimse görmediği için.


26 Ocak, 29 Ocak, 15 Temmuz


Şimdi bir tahmin yürütüyorum ve bir öneride bulunuyorum. Reis'in Azınlığı üç başlı altı ayaklı ilan etmesinin ardından, Tek ve Türk Azınlık mücadelesinin simgesi olan 29 Ocaklar artık kutlanmaz. Yoksa abesle iştigal etmek olur.

Onun yerine biz de Abdulhalim Dede'yle 26 Ocağı kutlarız. Reisçiler Azınlığın direniş bayramını 15 Temmuz'a ertelesinler.

14.12.2017



İbram Onsunoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder